Otomatik Kapı Açma Mekanizmalı (OKAM) Bulaşık Makineleri

Bulaşık Makinesi OKAM

Otomatik Kapı açma mekanizmalı bulaşık makineleri ne işe yarar ve bu bir özellikmiş gibi sunulup satış stratejisi mi hedefleniyor yoksa gerçekten işe yarıyor mu diye düşünüyorsanız bu yazı sizin için. Bulaşık makinelerinde de elbette ki tüm tüketici elektroniği ürünlerinde olduğu gibi ürünlere özellik kazandırıp daha cazip hale getirme arayışları devam ediyor. Akıllı dozlama ile deterjanını kendisi alanından, wifi bağlantısı sayesinde uygulama desteği ile program sayısını 20 ye çıkaran makinelere varana kadar birçok özellik ve detay varken bir de bu OKAM yani otomatik kapı açma mekanizması konusu var ki bunu biraz ele alalım.

Temel amacı elbette ki sizler de anlamışsınızdır, adı üstünde olduğu gibi kapıyı otomatik açıyor ama elbette ki siz elinizde kirli bulaşıklar ile gelince ”Buyur Sahip” diyerek size kapısını açmıyor (Belki bir gün bunu da yaparlar yapay zeka ile) ancak sizler adına oldukça faydalı bir iş yapıyor.

Bulaşık yıkama konusunda geçmiş yıllara dönüp kullanıcıların en çok nelerden şiakyet ettiğine bakıldığında sürekli olarak özellikle bardaklar üzerinde su lekeleri veya yetersiz kurutma gibi şikayetlerin yoğun olduğu görülüyor. ”Bunun sebebi nedir?” sorusunun cevabı gayet basit. 50-60-65-70 ve hatta 75 derece ile yıkama yapan makineler bu yıkama işlemi bittikten sonra kurutma faslına geçerler ancak ne olursa olsun kurutma işlemi bittikten sonra da içeride yoğun bir buhar kalmakta. Komple kapalı çelik bir kazan, içeride buhar, sanki bir düdüklü tencere gibi değil mi? İşte içeride kalan bu buhar zaman geçtikçe su zerreciklerine dönüyor ve bulaşıkların üzerinde damlacıklar oluşturmaya başlıyor. ısı transferi nedeniyle içerideki alan soğumaya başladıkça su damlacıkları da bulaşıkların üzerinde kuruyor ve o damlacıkların kendisini görmeseniz de lekelerini görmeye başlıyorsunuz. Yapıları nedeniyle tabaklarda çok belli olmasa da özellikle cam bardaklarda ve çatal kaşık üzerinde bu durum oldukça rahatsız edici bir hal alıyor.

Elbette ki ”Parlatıcı bu nedenle var” dediğinizi duyar gibiyim fakat parlatıcı da bu durumlarda ya yetersiz kalıyor ya da ayar seviyesini daha da yükseltmek zorunda kalıyorsunuz, daha yüksek seviyeli partalıcı ayarı ise bulaşıkların üzerinde Gökkuşağı gibi renkler oluşmasına neden oluyor. İşte tüm bunlarla uğraşmamanız adına mühendisler düşünmüş ve program bittikten sonra bulaşık makinesinin kapağını yaklaşım 5cm kadar açıp buharın dışarı tahliye olması için bir sistem geliştirmişler. Bu sistemin adına da OKAM denmiş. Özellikle çalışan aileler için kişisel fikrim önemli bir detay olduğu yöndedir. Sabah programı verip gidip akşam bitmiş program neticesi açılmış kapak sayesinde lekesiz bulaşıkları alıp yerleştirmek, kulağa hoş gelmiyor mu? :)

Yazı gezinmesi

Mobil sürümden çık